Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan polis memuru Ş.E.’nin jandarma birimlerine verdiği ifade, dosyadaki teknik süreçlere ve idari işleyişe dair yeni bilgileri gün yüzüne çıkardı. Ş.E., ifadesinde özellikle delillerin sevkiyatı, maddi transferler ve hakkındaki iddialar üzerine yöneltilen soruları yanıtladı.
İşte ifadeden öne çıkan başlıklar:
SIM Kartın Sevkiyat Süreci ve Talimatlar
Ş.E., soruşturmanın önemli unsurlarından biri olan Gülistan Doku’ya ait SIM kartın Ankara’ya gönderilmesi süreciyle ilgili detaylar paylaştı. Kartın kendisine kapalı bir zarf içerisinde, dönemin mülki idare amiri tarafından teslim edildiğini ve belirtilen şahsa ulaştırılması talimatını aldığını söyledi. Ş.E., başlangıçta zarfın içeriği hakkında tam bir bilgisi olmadığını, ancak daha sonra kendisine bu zarfta kayıp öğrenciye ait iletişim kartının olduğunun bizzat mülki amir tarafından söylendiğini ifade etti. Bu sürecin tamamen amirinin bilgisi ve yönlendirmesiyle gerçekleştiğini belirtti.
Maddi Transferler ve "Kara Kutu" İddiasına Yanıt
Dosyada adı geçen G.E.’ye yapılan para transferleri hakkında da konuşan Ş.E., bu işlemlerin şahsi bir tasarruf olmadığını savundu. Kendi hesabı üzerinden yapılan transferlerin karşılığını daha sonra nakit olarak geri aldığını, bu durumun bir "harçlık gönderilmesi" ricası üzerine gerçekleştiğini dile getirdi.
Başka bir şüphelinin kendisi hakkında kullandığı "kara kutu" tabirine ilişkin ise şu yanıtı verdi:
"Ben kimsenin gizli bilgilerine sahip bir isim değilim. Sadece koruma görevimi yerine getirdim. Diğer şahsın, talimatların iletilmesinde aracı olduğum için böyle bir düşünceye kapılmış olabileceğini değerlendiriyorum."
Kamera Kayıtları ve Konum Tespitleri Hakkındaki Beyanlar
Soruşturmanın en çok tartışılan konularından biri olan kamera kayıtlarının durumu veya olası müdahaleler hakkında bilgi sahibi olmadığını belirten Ş.E., bu konuyu ilk kez duyduğunu savundu.
Telefon sinyallerinin (HTS kayıtları) olay günü genç kızın son görüldüğü viyadük civarında tespit edilmesine ilişkin ise; bu durumun tamamen o günkü resmi program ve koruma ekibinin çalışma düzeni dahilinde gerçekleştiğini, bölgeye şahsi bir amaçla veya iddia edilen sivil şahıslarla birlikte gitmediğini, ekibiyle birlikte olduğunu vurguladı.
Teşhis Süreci ve Gözlemler
Ş.E., ifadesinde bir ihbar üzerine ulaşılan farklı bir vakaya dair gözlemini de paylaştı. Bir naaşın bulunması sırasında olay yerinde bulunulduğunu ve ilgili mülki amirin bizzat inceleme yaparak söz konusu kişinin Gülistan Doku olmadığını o an teyit ettiğini aktardı.
İfadesinin sonunda, Gülistan Doku’yu şahsen tanımadığını ve kaybolma süreciyle ilgili doğrudan bir bilgiye sahip olmadığını yineleyen Ş.E., yasal sürecin bir parçası olarak bildiklerini aktardığını belirtti.